Deprem İzolasyonu (Sismik İzolasyon) Nedir?​

Deprem yönetmelikleri büyük bir deprem sırasında binanın ayakta kalarak insanların can güvenliğinin sağlanması amacıyla hazırlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda dünyadaki bütün yönetmeliklerde yapılarda belli bir miktar deprem hasarına izin verilir. Ancak bazen yalnızca can güvenliğini sağlamak yeterli değildir.

Isolator

Afet bölgesinde sosyal ve ekonomik faaliyetlerin devam edebilmesi için yapıların işlevini sürdürebilmesi kilit önem taşımaktadır. Aksi takdirde deprem sonrasında kullanılamaz duruma gelmiş yapılarda barınma, üretim vs. gibi en temel ihtiyaçların bile karşılanamaması hem afet bölgesindeki insanların hayatını direkt etkileyecek, hem de ülke ekonomisine ciddi zararlar verecektir. Bu sebeple, özellikle afet sonrası kullanılması zorunlu yapıların yanında endüstriyel tesislerin ve nitelikli projelerin de deprem yönetmeliklerinin ötesinde bir tasarım performansına sahip olmasının gerekli olduğu aşikardır.Bu noktada en güvenli, çağdaş ve güncel yöntem DEPREM İZOLASYONU teknolojisidir. (Sismik İzolasyon ya da Sismik Temel İzolasyonu olarak da bilinir.)

 

Yukarıdaki videoda sol taraftaki görselde deprem izolasyonu bulunmayan standart bir yapının, sağdaki görselde ise deprem izolasyonlu bir yapının deprem sırasındaki davranışı gösterilmektedir.
Görüldüğü gibi standart bir inşaat uygulamasında depremden doğacak tüm deplasmanlar (yer değiştirmeler) yapı tarafından karşılanırken, deprem izolasyonlu yapıda deplasman talebi izolasyon sistemi tarafından karşılanmakta ve yapısal hasarların oluşması bu sayede önlenmektedir.

 

Bu video deprem izolasyon sisteminin çalışma prensiplerini göstermektedir. Görüldüğü gibi aynı büyüklükte sarsıntıya maruz kalan izole edilmemiş odada tüm eşyalar yıkılarak ciddi hasar meydana gelirken, izolasyon sisteminin üzerinde bulunan odada en ufak bir hasar oluşmamaktadır.

 

Son videoda görülen yapı Japonya’da, deprem izolasyon sistemi kullanılmamış ancak deprem yönetmeliklerine uygun olarak inşa edilmiş Tohoku havalimanı binasıdır. 2011 yılındaki Tohoku depremi sırasında havalimanı binasında yapısal herhangi bir göçme olmamasına rağmen, ikincil elemanlar olarak tabir edilen asma tavanın göçmesi can güvenliğini tehdit etmiştir. Bunun yanında havalimanı buna benzer diğer hasarlar sebebiyle geçici süreyle kullanıma kapatılmıştır.

 

Bir yapının sahibi veya yöneticisi, ne büyüklükte bir deprem olursa olsun, depremden hemen sonra evine, işyerine girip normal hayatına, üretimine kaldığı yerden devam etmek istiyorsa, işte bu noktada klasik deprem yönetmelikleri yetersiz kalmakta ve deprem izolasyonu teknolojisi kaçınılmaz olmaktadır. Çünkü deprem yönetmeliklerinin amacı sadece can güvenliğidir. Oysa büyük bir depremin ana ve artçı şokları sadece fiziksel olmayıp aynı zamanda ekonomik şoklar da yaratmaktadır. Bu sebeple deprem sonrasında oluşacak zararlar, yapılarda gözle görülen somut hasarların çok daha ötesine, önceden görülmeyen boyutlara uzanabilmektedir. Zararın gerçek boyutu haftalar, aylar, hatta yıllar geçmeden tam olarak anlaşılamayabilir. Maalesef birçok kuruluş ve şirket, bu tür ekonomik artçı şoklara karşı güvencede değildir.

Şirketlerin ve kurumların günlük operasyonlarının kesintiye uğraması riskini ortadan kaldıran teknoloji DEPREM İZOLASYONU’dur.

Sismodinamik mühendisleri deprem izolasyonu konusunda Türkiye’nin en önemli projelerinde görev almıştır. Özellikle 2012’den beri sismik izolasyonlu olarak yaptırılmakta olan devlet hastaneleri projelerinin birçoğunda Sismodinamik mühendisleri ya direkt tasarımı yürütmüşler, ya da danışman olarak görev almışlardır.